Kuzeyde bir yerde bahsi geçen sandalye.

sandalyeler ana kucağıdır

Sandalyeden aşağıya salmış saçlarını aşık olduğu karınca yukarıya tırmanabilsin diye. Saçlarının arasında dolanırken karınca ağzında meyve tortusuyla gelirmiş her defasında. Dilin bir kez değmesiyle biticek olan meyve tortusu. Mor belki kırmızı ya da pembe. Kokusu mis olan meyvelerden tek tadımlık bir şey işte.

zamanın el verdiğince.

Reklamlar

Caanım kalçalar.

nah sana işte

Ve bir gün birlikte olduğunuz adamla yollarınızı ayırırsanız, size aldıklarını atın.Hemen kurtulun onlardan.

Ve size değerli bir şey aldıysa şayet, onu iade edin.Attığınıza inanmayabilir.

Ve o kişi size yakın bir yerlerde değilse,sakın boğazınızdan tek lokmasını geçirmeyin.

Kuşlar yesin artık o lokmaları.

Şimdiki yaşımın bitimine doğru birkaç inci dökeyim dedim.


google beni üssüne götür.

dedik mi dedik söyledik mi söyledik belirttik mi belirttik

Simdi ben oturdum bi sarki yazdim bilmis bilmis.daha evvel birinin yazdigi sarkinin aynisiydi bu sarki.bi tuhaflik da vardi zaten,cok tanidikti sözler söylerken.üzüldügüm zamanlar da oluyor ama simdi sirasi degil.üzülmem yok,üzülecegim yok.elimdeki en degerli sey gidince bile bir zaman sonra üzülmüyor olacagimi biliyorum.belki bende öyle olmaz ama bakiyorum da saga sola bir zaman sonra üzülmüyor insanlar sanki.ya da kendilerinden baskasina belli etmeyecek bir sekile sokuyorlar üzüntülerini.bizim gibi olaya cemberin disindan bakan gerzekler anlayamiyor bu durumu.

sandiginda insan saklayanlar bir zaman sonra kokudan kaynakli ruh bunalimina giriyor olabilirler.söyle denebilir mesela; “diri halin ölü halin kadar kötü kokuyordu en az ya da ölü halin diri halinden cok daha kötü kokuyor,ya da her halin kokuyor.”sandigin üstüne konulan vazo icerisinde cicek -kamuflaj maksatli konulmustur bu vazo.sandik siradan dursun diye- bir tane bakir canak,yanina bakir bir masraba,kanevice islemeli kocaman bir örtüyü de serdimi bunlarin altina,bir kokun kalir normalligin disinda.

zambaklarla sümbüller,gelinciklerle güller,menekselerle aslanagizlari,cigdemlerle yaseminler,leylaklarla laleler… neler neler ektim evdeki her karisa.gitti kokun.karsilikli atisiyorum seninle.sandigin kapagini hic acmada cekirdek citletiyorum sana.cay getiriyorum ic diye birakiyorum sandigin üstüne.bazen kizartma bile yabiyorum bol domatesli sarimsak soslu.temizligine de özen gösteriyorum gicir gicir valla sandigin.cik da bir bak istersen.isaret barmagini sür de bak bir defa toz tanesi bile yok öyle temiz inan ki.siraliyorum kelimeleri bata bata küte küte hirt tirt höşt.tuttum mu bir muhabbetin ucundan kobariyorum elimde kaliyor.

simdi bazi gerizekali kadinlarla,onlarin gerizekali erkek versiyonlari bu yazilari okuyorlarmis da bir bok anlamiyorlarmis.bu ayni gerizekalilar beni her defasinda “buyuveseker” diye ariyolarmis.bulmayi basardiklarinda da bok ediyolarmis ortaligi.ben de bunlara gerizekalilar deme geregi duyuyormusum.bazilarini taniyor kimileriniyse hic taniyormusum.derken spamlar spamlar.abuk adreslerden sabuk yorumlar.Freud su anda yasiyor olsaydi ona söyle derdim” abi bu nasil istir ya,gelmis gerizekalilar bana bakiyorlar felan,ne biçim.o da bana sunu derdi belki; “siktir et! bilinçalti bunlarin hebsi”

öbüyorum seni karsi komsu.


Her akılsıza hayran olacak,başka bir akılsız bulunur.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

kimsenin göremedigi yazi.


Başörtülü İskelet.

başörtülü iskelet

madem siz basin insanlari bagriniza.

benim bagrim dolu.

bir kisiden fazlasini basamiyorum bagrima.

ki; onu bile bazen basamiyorum.

babamin da dedigi gibi; Allah belalarini versin.


Anti Klişe Timi.

cengiz üstün anti klişe timi

saat 11 oldu bu gün erken kalktım .
uykumu alamadım.
AMA BENİM İSTEDİKLERİM HİÇ OLMUYOR!
bazen istediklerimiz hiç olmaz.
KLİŞE
hep istemediklerimiz olur.
klişe2
işte hayat böyle bi şey.
klişe 3
(puke)
insanın her istediği her zaman olmaz.
klişe volume 4
bazı şeyleri zamana bırakmalı.
klişe 5
zaman her şeyin ilacıdır.
klişe yatik sekiz
ama bakarsın olmadık yerlerden.
olmadık şeyler çıkar.
iki kere yatik sekiz
hayat süprizlerle dolu.
böyg
vıjııııı

.


aşna fişne.

hicbir zaman hicbir sey olmuyor.
bazen hicbir sey olmuyor.
hicbir sey olmamasi da bir sey mi.
bazen her sey olur gibi oluyor.
belki de bir sey oluyor gibi geliyor.
sanki bir sey oluyor da olmuyor hani.
her sey bir seye dönüsmek istiyor da,
bir seylerden hicbir seylere gidiyor felan.
degisen seyler de herhalde hiclesiyor.
sarmal sarmal ic ice geciyor bu seyler.
hicler biclerin oluyor,bicler de hiclerin seyi.
her bir sey hicbir seyle karsilastiriliyor.
elde kalan hicbir sey, bir seyin yok olani.
bir seyin yok olanina hicbir sey mi denir?
ve de bir seyin cok olani her sey midir ?
her seyin bir caresi,her kurtlu baklanin bir alicisi.
hicbir seyin caresizce put olup yerinde sayisi.
bütün seyler mutlu gibi birbirleriyle sevisiyor.
ben de akilsizca bu seylerle deli gibi savasiyorum.
neyin seysi bu, ben anlamadim.

ve…
ben cayi demli icerim.
sözde cok da güzelim.

repartuvarinizin cok genis oldugu söyleniyor dogru mu

canim benim;  TDK

*  hiçbir:  sıfat -Bir addan önce getirilerek o adın bildirdiği varlıktan bir tanesinin bile olmadığını anlatan bir söz
“Fakat o bir çift gözü hayalinden, rüyasından hiçbir şey silemedi.” – N. Hikmet
*  şey:  1. isim- Madde, eşya, söz, olay, iş, durum vb.nin yerine kullanılan, belirsiz anlamda bir söz
“İnsan bir şeyin değerini ondan yoksun kalınca anlıyor.” – Halikarnas Balıkçısı
2. Nesne, madde
“Asıl zorluk belki öğrenilmesi lazım gelen şeylerin değil, unutulması gereken şeylerin çokluğundan gelir.” – A. Ş. Hisar